Müzede Suare

Sinema tarihinin yıldızları, bu yaz Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesinde. Kadıköy Belediyesi Sinematek / Sinemaevi Yöneticisi Jak Şalom’un seçkisiyle hazırlanan “Müzede Suare” programı, 16-21 Temmuz’da gerçekleştiriliyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nin Boğaz manzaralı bahçesinde açık havada takip edilebilecek program kapsamında, Hollywood tarihinin farklı dönemlerinden yıldız oyuncuların başrolünde olduğu sinema klasikleri gösterilecek.

Tüm filmler Türkçe altyazılı gösterilecektir. Gösterimler 21:00'de başlar.

Bilet fiyatları: Tam 50 TL, Dost Kart indirimli 40 TL, Öğrenci 30 TL.

* Öğrenci bileti sahiplerinin etkinlik günü öğrenci kimlik kartı ibraz etmeleri gerekmektedir.

 

16 Temmuz Salı Rear Window (Arka Pencere) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi
17 Temmuz Çarşamba Butch Cassidy and the Sundance Kid (Sonsuz Ölüm) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi
18 Temmuz Perşembe Charade (Öldüren Şüphe) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi
19 Temmuz Cuma Queen Christina (Kraliçe Christina) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi
20 Temmuz Cumartesi Out of Africa (Benim Afrikam) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi
21 Temmuz Pazar The Misfits (Uygunsuzlar) Biletler tükendi Biletler tükendi Biletler tükendi

 

 

Arka Pencere (1954, Rear Window)
Yönetmen: Alfred Hitchcock
Senaryo: John Michael Hayes (Cornell Woolrich’in kısa hikâyesinden)
Oyuncular: James Stewart, Grace Kelly, Wendell Corey |
ABD / 1954 / İngilizce / 112 dk. / Renkli / Türkçe Altyazılı

 

Ünlü bir fotoğrafçı olan L. B. Jeffries aksiyon çekimi yapacağı bir otomobil yarışında bacağı kırılınca geçici bir süre için tekerlekli iskemle kullanmak zorunda kalır ve New York’taki apartman dairesinden çıkamaz olur. Bütün zamanını evinin penceresinden komşularını gözetleyerek geçirmektedir. Karşı apartmanda oturan bir adamın tuhaf davranışlarını fark edince adamın karısını öldürmüş olduğundan şüphelenmeye başlar.  Jeff, modacı kız arkadaşı Lisa Freemont ve sigorta şirketinin görevlendirdiği hemşiresi Stella’dan olayın iç yüzünü araştırmasına yardımcı olmalarını ister.

Sinema tarihinin en etkili yönetmenlerinden biri ve gerilimin ustası Alfred Hitchcock’un, tüm zamanların en iyi filmleri listelerinde üst sıralarda yer alan filmlerinden biridir Arka Pencere. Yönetmenin gözetleme kavramı üzerine kurduğu film, bu kavrama ilişkin pek çok entelektüel incelemeye konu olmuştur. Öte yandan seyirciyi sonuna kadar diken üstünde tutmayı başaran son derece etkili bir gerilim filmi olarak türün klasikleri arasında yer alır. Gözalıcı güzelliğine rağmen nişanlısının dikkatini komşuları kadar çekmeyi başaramayan Lisa rolünde, bu rolde bir kez daha Hitchcock’la çalışabilmek için Rıhtımlar Üzerinde (1954, On the Waterfront) filminde oynama teklifini reddettiği söylenen Grace Kelly’yi izleriz. Hitchcock’un Ölüm Korkusu (1958, Vertigo), Ölüm Kararı (1948, Rope) ve Tehlikeli Adam (1956, The Man Who Knew Too Much) filmlerinde de birlikte çalıştığı James Stewart ise fotoğrafçı rolündeki son derece abartısız, dengeli performansıyla, sıradan görünen ancak gizli arzuları yüzünden başı belaya giren tipik bir Hitchcock kahramanıdır.

 

Sonsuz Ölüm (1969, Butch Cassidy and the Sundance Kid)
Yönetmen: George Roy Hill
Senaryo: William Goldman
Oyuncular: Paul Newman, Robert Redford, Katharine Ross |
ABD / 1969 / İngilizce, İspanyolca / 110 dk. / Renkli / Türkçe Altyazılı

 

Zamanın iki büyük yıldızını bir araya getiren Sonsuz Ölüm sinema tarihinin en sevilen western’lerinden biridir. Yönetmen George Roy Hill’in ısrarlı çabalarıyla bir araya gelen ve büyük bir uyum yakalayan Paul Newman ve Robert Redford filmde, hayatlarını tren ve banka soygunu yaparak kazanan kanun kaçaklarını canlandırırlar. 

Butch Cassidy olarak bilinen Robert LeRoy Parker ile Sundance Kid diye bilinen Harry Alonzo Longabaugh’nun gerçek hikâyesine dayanan filmde Butch ve Sundance, bir soyguncu çetesinin liderleridir. Butch fikir, Sundance ise aksiyon adamıdır. Vahşi Batı’nın medenileşmeye başladığı bir dönemde Butch ve Sundance tren soygunlarını abartınca ve işler biraz ters gidince onları yakalamak için özel bir birlik görevlendirilir. Bu özel birlik dağlar, kasabalar, nehirler boyunca nereye gitseler peşlerindedir artık. Şans eseri izlerini kaybettirdikleri bir anda Butch’un aklına bir fikir gelir: Bolivya’ya gidip, orada yeni bir hayata başlamak! Sonunda Sundance’i ve Katherine Ross’un canlandırdığı sevgilisi Etta’yı tam bir soygun cenneti olduğuna inandığı Bolivya’ya gitmeye ikna eder.

George Roy Hill’in daha sonra 1974’te aynı ikiliyle çektiği filmi Belalılar (The Sting) ile beraber 1970’lerde A.B.D. sinemasının gişe rekortmenleri arasında yer alan Sonsuz Ölüm, William Goldman’ın western’in kimi kalıplarına meydan okuyan senaryosuna ve bu senaryonun mizah potansiyelini ustalıkla değerlendiren çekim gücü yüksek iki başrol oyuncusuna çok şey borçludur kuşkusuz. Yedi dalda Oscar’a aday gösterilen film görüntü, orijinal şarkı, müzik ve senaryo dallarında ödül kazanmıştır.

 

Öldüren Şüphe (1963, Charade)
Yönetmen: Stanley Donen
Senaryo: Peter Stone (Eser: Peter Stone, Marc Behm)
Oyuncular: Audrey Hepburn, Cary Grant, Walter Matthau, James Coburn, George Kennedy, Ned Glass
ABD / 1963 / İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca / 113 dk. / Renkli / Türkçe Altyazılı

 

Alplerde kayak tatili yapmakta olan Regina Lampert eşi Charles’tan boşanmayı düşünmektedir. Regina Paris’e döndüğü zaman dairesini tamtakır halde bulur. Ardından Charles’ın Paris’ten ayrılmaya çalışırken öldürüldüğünü öğrenir. Charles’ın cenazesine gelen üç kişi Regina’yı çok tedirgin eder. Hamilton Bartholomew adında bir CIA yöneticisi, Regina’ya, bu üç kişinin Charles’ın suç ortakları olduğunu ve Charles’ın onları atlatarak para çaldığını anlatır. Üç adam da çalınan paraya ulaşmak için Regina’nın peşine düşmüştür. Bu süreçte CIA’in yanı sıra Peter Joshua adlı bir Amerikalı da hayatı tehlikede olan Regina’ya yardım etmektedir. Gerçekten yardım mı etmektedir yoksa o da mı paranın peşindedir?

Sinema tarihinde “Hitchcock’un çekmediği en iyi Hitchcock filmi” olarak anılan filmin yönetmeni, Yağmur Altında’nın da (Singin’ in the Rain, 1952) yönetmenliğini yapmış olan Stanley Donen. Gerilim ve romantik komedinin ustalıklı bir karışımı olan filmin müziği ise sinema tarihinin en önemli bestecilerinden Henry Mancini imzası taşıyor. Klasik Hollywood döneminin kapanmakta olduğu bir sırada çekilen film, Grant ve Hepburn’ün birlikte rol aldıkları tek filmdir ve altın çağın bu iki yıldızını daha fazla geç olmadan zamanda dondurup bizim için saklamış gibidir.

Film, Amerikan başkanı John F. Kennedy suikastından sadece iki hafta sonra gösterime girdiğinden kasvetli bir atmosferle ve bu atmosfer içinde klasik Hollywood’un parlak yapımlarına tepkili seyircinin direnciyle karşılaşır. Yapımcılar tepkileri en aza indirmek için Audrey Hepburn’ün “Her an suikaste kurban gidebiliriz” repliğini dublajda alelacele “Her an ortadan kaldırılabiliriz” olarak değiştirseler de, filmin seyirci tarafından benimsenmesi zaman almıştır.

 

 
Kraliçe Christina (1933, Queen Christina)
Yönetmen: Rouben Mamoulian
Senaryo: H.M. Harwood, Salka Viertel (Eser: Margaret P. Levino, Salka Viertel)
Oyuncular: Greta Garbo, John Gilbert, Ian Keith, Lewis Stone, Elizabeth Young
ABD / 1933 / İngilizce, İspanyolca / 99 dk. / Siyah Beyaz / Türkçe Altyazılı

 

Christina babasının ölümünün ardından henüz altı yaşındayken tahta geçmiş ve hayatını ülkesini adil bir şekilde yönetmeye adamıştır. Kültüre ve sanata düşkün, okumayı seven bu kraliçeden evlenerek tahta bir varis doğurması, böylelikle ülkenin geleceğini güvence altına alması beklenmektedir fakat saray içinden ve dışından pek çok talibi olan kraliçe bu konuya sıcak yaklaşmaz. Christina bir gün her zaman yaptığı gibi erkek kılığında dolaşmaya çıkmışken kraliçeye bir mesaj iletmek üzere yollara düşmüş İspanya elçisi Antonio ile tanışır. İkilinin arasında ilk andan itibaren doğan çekim, elçinin, Christina’nın bir kadın ve dahası İsveç Kraliçesi olduğunu anlaması üzerine evrilecek, ancak Christina ile Antonio’nun bir araya gelmesi hiç kolay olmayacaktır.

Greta Garbo’nun, vurucu replikleri ve etkileyici yüz ifadesiyle hayat verdiği Christina karakteri 1626-1689’da yaşamış Kraliçe Christina üzerine kurulmuştur. Film, Hays Yasası adıyla anılan sansür yasası Hollywood’da yürürlüğe girmeden önce çekildiğinden heteroseksüelliği norm kabul eden kalıplara sıkışmayarak Kraliçe’nin halen tartışılan cinsel yönelimlerine elverdiğince değinir.
Antonio rolünde izlediğimiz ve vaktiyle Rudolph Valentino’nun tahtına aday gösterilen John Gilbert ile İsveçli yıldız Greta Garbo’nun perdeye yansıyan kimyası tesadüf değildir. O dönem fırtınalı bir aşk yaşayan Gilbert ve Garbo özellikle 1920’lerde başrolü paylaştıkları filmlerde beyazperdeyi kasıp kavurmuştur. Garbo her ne kadar düğün günü ortalıkta görünmeyerek sevgilisini yalnız bırakmışsa da, sessiz dönemin pek çok yıldızı gibi sesli filmlere geçişle birlikte kariyeri hızla irtifa kaybeden Gilbert’ın kendini toparlaması umuduyla bu filmde rol almasını özellikle talep etmiştir. Ne yazık ki Kraliçe Christina Gilbert’ın çöküşünün önüne geçemez ve yıldız 36 yaşında hayata veda eder. Kraliçe Christina salt bir aşk hikâyesinden öte gerek savaş karşıtı söylemi gerekse toplumsal cinsiyete yaklaşımı bakımından yalnızca çekildiği dönem için değil, maalesef bugün bile devrim niteliğinde sayılabilir.

 

Benim Afrikam (1985, Out of Africa)
Yönetmen: Sydney Pollack
Senaryo: Kurt Luedtke
Oyuncular: Meryl Streep, Robert Redford, Klaus Maria Brandauer
ABD, İngiltere / 1985 / İngilizce / 161 dk. / Renkli / Türkçe Altyazılı

 

Sydney Pollack’ın usta işi yönetmenliği, David Watkin’in olağanüstü görüntü çalışması ve John Barry’nin bugün tüm zamanların en iyi film müziklerinden kabul edilen etkileyici müziğinin yanı sıra Hollywood’un iki büyük yıldızının olgunluk dönemi performanslarından güç alan Benim Afrikam hiç şüphe yok ki sinema tarihinin en etkileyici epik aşk öykülerinden biridir. 1986’da 11 dalda Oscar’a aday gösterilen ve 7 dalda ödül kazanan film, 1. Dünya Savaşı sırasında bereketli Doğu Afrika topraklarını mesken tutan pek çok Batılı gibi kahve yetiştirmek üzere Kenya’daki bir plantasyona yerleşen Danimarkalı yazar Isak Dinesen’in, o zamanki adıyla Barones Karen Blixen-Flecke’nin gerçek yaşam öyküsüne dayanır.

Kariyerinin zirvesindeki Meryl Steep’in mükemmel bir performansla hayat verdiği   Karen, Kenya’ya yaşadığı bir aşk kırgınlığı üzerine mantık evliliği yapmaya karar verdiği en yakın arkadaşı Baron Bor Blixen-Flecke ile birlikte gider. Bu yeni toprakların insanlarına, havasına, suyuna âşık olan kadın gelir gelmez çalışmaya başlar. Önceki hayatındaki alışkanlıklarına dönmeyi tercih eden Baron ise onu genellikle yalnız bırakmaktadır. Evden uzakta olduğu zamanlarda eşinin başka kadınlarla beraber olduğu ortaya çıkınca Karen boşanmaya karar vererek, bir süreliğine Danimarka’ya gider. Çiftliğe geri döndüğünde kendisini buradaki sorunlarla baş edebilecek güçte hissetmektedir. Bu arada profesyonel bir avcı olan Denys Finch Hatton’la tanışır. Robert Redford’ın canlandırdığı Denys son derece çekici, özgür ruhlu ve maceraperest bir adamdır. Karen ve Denys çok geçmeden birbirlerine âşık olurlar. Bu aşk Karen’ın Afrika’da uzun yıllar devam edecek olan hayat yolculuğuna bambaşka bir boyut katacaktır.

 

Uygunsuzlar (1961, The Misfits)
Yönetmen: John Huston
Senaryo: Arthur Miller (Eser: Arthur Miller)
Oyuncular: Clark Gable, Marilyn Monroe, Montgomery Clift, Thelma Ritter, Eli Wallach, James Barton, Kevin McCarthy
ABD / 1961 / İngilizce / 125 dk. / Siyah Beyaz / Türkçe Altyazılı

 

30’lu yaşlarındaki Roslyn eşinden yeni boşanmıştır. Arkadaşı Isabelle bu yeni gerçekliği idrak etmesi için onu yerel barlardan birine götürür. Kadınlar orada geçkin fakat yakışıklı kovboy Gay ve kamyonet sürücüsü Guido’yla tanışırlar. Bu küçük grup kısa sürede kaynaşır. Öyle ki Gay ve Roslyn, Guido’nun inşaatı yarım kalmış evine yerleşip orayı düzenlemeye başlarlar. Gay bir gün para kazanmak için yabani at yakalamalarını önerir. Buna uygun birini bulmak için Dayton’da düzenlenen rodeoya doğru yola çıkar ve yolda Gay’in kendi gibi kovboy arkadaşı Perce’le karşılaşırlar. Hassas ve ince ruhlu Roslyn, kaba saba görünümlü kırılgan erilliğin temsilcileri Gay ve Guido’nun aksine kendi gibi ince bir ruha sahip Perce’e karşı şefkat beslemeye başlar. Gay, Guido ve Perce, onlara gönülsüzce eşlik eden Roslyn ile birlikte, yakalayıp satmak için yabani atların peşine düştükleri zaman genç kadının duyguları daha da yoğunlaşacak, buna karşılık onun yaşamla kurduğu sevgi dolu ilişki, etrafındaki erkekleri de sarsacaktır.

Ünlü yazar Arthur Miller’ın o dönemki eşi Marilyn Monroe’ya armağan olarak tasarladığı ve kendi hayatlarından da esinlenerek yazdığı eserden senaryolaştırdığı Uygunsuzlar’ı Malta Şahini (The Maltese Falcon, 1941) ve Afrika Kraliçesi (The African Queen, 1951) gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni John Huston beyazperdeye taşır. Film, sinema tarihindeki güçlü yerini yalnızca yıldız başrol oyuncuları, yazar/senaristi ve yönetmenine değil, hiç kuşkusuz Russell Metty’nin güçlü görüntüleri ile Thelma Ritter ve Eli Wallach gibi usta yardımcı oyuncularına da borçludur. Filmin zaman içinde efsaneleşmesinde ne yazık ki başrol oyuncularının çekimler esnasında daha iyiye gitmeyen kırılgan ruhsal ve fiziksel durumları da etkili olmuştur. Clark Gable çekimlerin tamamlanmasından sadece günler sonra, Marilyn Monroe ertesi yıl, Montgomery Clift ise birkaç yıl sonra henüz 45 yaşında hayatını kaybeder. Uygunsuzlar Gable ve Monroe’nun tamamlayabildikleri son filmdir. Clark Gable’ın “Bu şimdiye kadar yaptığım en iyi film ve rolümü oynayabildiğim tek film” dediği rivayet olunur.