Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, 20. yüzyıl dünya sanatını şekillendiren Rus Avangardı akımının Türkiye’deki en kapsamlı sergisine Sabancı Holding’in katkılarıyla ev sahipliği yapıyor. S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde 18 Ekim 2018’de kapılarını açan ve 7 Nisan 2019’a kadar devam edecek olan “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisi, Sabancı Holding’in katkılarıyla Rus avangard sanatını kapsamlı bir seçkiyle ziyarete açıyor.

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer ile Selanik Devlet Çağdaş Sanat Müzesi - Costakis Koleksiyonu Müdürü Dr. Maria Tsantsanoglou’nun eş küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi, Costakis Koleksiyonu’nun yanı sıra Moskova’daki Tüm-Rusya Dekoratif Sanatlar Müzesi ve Multimedya Sanat Müzesi ile Avrupa’nın önde gelen özel koleksiyonlarından seçilen 513 eserle, Türkiye’de ilk defa bir arada sunulan Rus Avangardı’nın sanat tarihindeki zengin yerine ışık tutuyor.

Sabancı Üniversitesi’nin parçası olan Sakıp Sabancı Müzesi, 20. yüzyıl sanat tarihinin en heyecan verici dönemlerinden birine odaklanan bu sergisinde, Rus Avangardı’nın siyasi arka planının katmanlarını, kaynak teşkil edecek bir çerçevede sunarak akademik misyonunu yerine getirmeyi amaçlıyor. Sergide, dönem boyunca faaliyet gösteren ve sanatı hayatın her alanına yaymayı hedefleyen sanatçı ve okullar, resim, tasarım, edebiyat, film ve tiyatro alanlarındaki zengin üretkenlikleriyle temsil ediliyorlar.

“Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisi, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan dramatik değişikliklerin ve radikal yeniliklerin zemin sağladığı entelektüel ve artistik gelişmelerin, sadece Rus sanatsal kültüründe değil, dünya sanat tarihindeki etkilerine de ayna tutan bir sergileme anlayışıyla kurgulandı. Sergi, 1900’lerin başından itibaren hayatı dönüştürecek bir güç olarak sanatı öne süren Rus avangard sanatçılarının bu dönemde gerçekleştirdiği çığır açıcı işlerinin yanı sıra 1917 Ekim Devrimi’nin sağladığı yenilikçi atmosferde, yeni rejimin de desteğiyle hayata geçirdikleri toplumsal tasarılarını ve heyecanla düşledikleri geleceğin geniş sınırlarını gözler önüne seriyor. 20. yüzyılın başında yaşanan teknolojik gelişme ve sanayileşmenin heyecanıyla yüzünü bilime dönen ve dünyanın da sınırlarını aşarak düşlerini uzaya taşıyan avangard sanatçıların ilerlemeye duydukları inanç, bu sergide yer alan eserlerinden canlılıkla yansıyor.

Dünyanın en önemli Rus Avangardı koleksiyonlarından ve arşivlerinden biri olan, Selanik Çağdaş Sanat Müzesi - George Costakis Koleksiyonu, “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisinin de temelini oluşturuyor. George Costakis’in büyük bir tutkuyla bir araya getirdiği ve Rus Avangardı eserlerinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan Costakis Koleksiyonu’ndan sergiye dahil edilen sanatçılar arasında, sanat tarihinin ikonik eserlerinden Siyah Kare’nin yaratıcısı Kazimir Malevich, sanatla üretim arasındaki sınırları belirsizleştirerek sanatsal kuramda yeni bir dönemin öncüsü olan Vladimir Tatlin, fotoğraf, resim, heykel ve grafik sanatının cesur öncüsü Alexander Rodchenko dahil olmak üzere Rus Avangardı’nın birçok önemli ismi bulunuyor. Yine Costakis Koleksiyonu’ndan, dönemin kadın sanatçı yoğunluğunu temsil eden isimler arasında, metinle resim arasındaki etkileşimi temel alan Olga Rozanova, tasarladığı oyun dekorlarıyla tiyatro dilinin dönüşümüne katkıda bulunan Lyubov Popova ve yüzünü Rus halk sanatına dönerek Rus Avangardı’nda belirleyici bir rol üstlenen Natalia Goncharova da sergide eserleriyle yer alıyor. “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek”, 20. yüzyıl sanat tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu dönemin tüm büyük isimlerinin eserlerini Türkiye’de ilk kez bir araya getiriyor.

Yeni sanatın ve toplumun nasıl bir yapıya sahip olması gerektiğine yönelik araştırmalarında Rus halk sanatına da bakan Rus Avangardı’nın bu yöneliminin yansıdığı uygulamalı sanat eserleri, Moskova’da bulunan Tüm-Rusya Dekoratif Sanatlar Müzesi’nden ödünç alınan, her alandan tasarım örneklerinin yer aldığı seçki, hem Rus Avangardı’nın hayatı yeniden düzenlemeye yönelik idealinin kapsamını hem de halk sanatıyla ilişkisinin tarihini gözler önüne seren bir niteliğe sahip.

Rus Avangardı’nın büyük ismi Alexander Rodchenko’nun fotoğraf arşivine de sahip olan Moskova Multimedya Sanat Müzesi’nin belgesel nitelikteki geniş fotoğraf seçkisi, hem Rus Avangardı’nın yeni teknolojiye uyumunu yansıtıyor hem de bu sanatçıların özel dünyasına pencere açıyor. Rus Avangardı’nın dönemin kültürel atmosferinde yol açtığı dönüştürücü etki, sergide eserlerin yanı sıra görkemli konstrüksiyonlarla ve yeniden canlandırmalarla yansıtılıyor. Vladimir Tatlin’in tasarladığı hava aracı Letatlin kontrüksiyonunun modeli, Rus Avangard sanatçılarının hayatı dönüştürme hayallerinin kapsamına işaret ediyor. Modern tiyatronun temellerinin atıldığı ve birçok sanat tarihçisinin Rus Avangardı’nın keşfedildiği yer olarak işaret ettiği Rus Avangardı tiyatro sahnesi de, yeniden üretimler yoluyla Sakıp Sabancı Müzesi’nde tüm ihtişamıyla hayat buluyor.

Ayrıca sergi süresince düzenlenecek film gösterimleri, müzik dinletileri, edebiyat etkinlikleri, çocuklar ve yetişkinlere yönelik atölye çalışmalarıyla, Rus Avangardı’nın farklı disiplinlerdeki üretimi derinlemesine ele alınacak. Rus Avangardı’nın uluslararası uzmanlarının metinlerinin yer alacağı katalog da sergiye eşlik edecek.

Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek sergisi süresince 14 yaş ve üstü tüm öğrencilere 5 TL'dir.

Kazimir Malevich (1879–1935) Kadın Portresi, 1910-1911 civarı Mukavva üstüne guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 140.78-46

Ivan Kliun (1873-1943) Sanatçının Eşinin Portresi, 1910 Kâğıt üstüne suluboya, guvaş ve kurşunkalem Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu C549-15

Lyubov Popova (1889–1924) Oto-Portre, taslak, 1912 Kâğıt üstüne çini mürekkebi Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu C54 önyüz/arka-649

Nadezhda Udaltsova (1886–1961) Keman, 1915 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 282.78-91

Lyubov Popova (1889–1924) Seyahat Eden Kadın, 1915 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 177.78-2

Kazimir Malevich (1879–1935) Kırmızı Kare, tarihsiz Kâğıt üstüne guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu C755-242

Kazimir Malevich (1879–1935) Siyah Dikdörtgen, 1915 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu ATH80.10-178

Ilia Chashnik (1902–1929) Suprematist Haç, 1923 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 795.79-5

Vasily Kandinsky (1866–1944) Beyaz Üzerine I Etüdü, 1920
Kağıt üstüne suluboya ve çini mürekkebi
Özel Koleksiyon

Ivan Kliun (1873-1943) Nesnel Olmayan Kompozisyon, 1920’lerin başı Kâğıt üstüne suluboya ve guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 280.80-326

Ivan Kliun (1873-1943) Suprematist Kompozisyon, 1917 Kâğıt üstüne çini mürekkebi ve suluboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 75.78-204

Gustav Klucis (1895–1938) Dinamik Kent, 1919-1921 Tahta üstüne yağlıboya, çimento ve kum Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 94.78 – 421

Ivan Kliun (1873-1943) Suprematist Kompozisyon için Etüt, 1916-1918 Kâğıt üstüne kurşunkalem, suluboya ve guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 255.80-787

Mikhail Plaksin (1898–1965) Gezegen, 1922 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 174.78-1276

Ivan Kliun (1873-1943) Suprematist Kompozisyon, 1918 Kâğıt üstüne suluboya ve guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 177.80-205

Ivan Kliun (1873-1943) Suprematist Çizim, 1922 Kâğıt üstüne suluboya ve guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 290.80-517

Lyubov Popova (1889–1924) Uzamsal Güç Konstrüksiyonu, 1921
Kontrplak üstüne talaş ve yağlıboya
Devlet Çağdaş Sanat Müzesi
Costakis Koleksiyonu
175.78-9

Lyubov Popova (1889–1924) Uzamsal Güç Konstrüksiyonu, 1921 Kontrplak üstüne talaş ve yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 179.78-86

Lyubov Popova (1889–1924) Kompozisyon, 1920 Kâğıt üstüne suluboya ve guvaş Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 190.80-131

Alexander Rodchenko (1891–1956) Palyaço Pierrot, 1919 Alexei Gan’ın “Biz” adlı oyunundan hareketle performans için köstüm tasarımı. Yapım hayata geçmedi. Kâğıt üstüne mürekkep, kurşunkalem, suluboya ve mürekkep Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 244.78-50

Lyubov Popova (1889–1924) Ressamca Arşitektonikler, 1918 Tuval üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 178.78-105

Nikolai Suetin (1897–1954) Kahvedan, 1923 Boyalı porselen Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 1265

Nikolai Suetin (1897–1954) Hokka, 1920’lerin sonu Kağıt üstüne kurşunkalem ve suluboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu ATH80.28-1267

Vasily Kandinsky (1866–1944) Fincan ve Tabağı (Devlet Porselen Fabrikası, Petrograd), 1921 Boyalı porselen Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 1268

Vasily Kandinsky (1866–1944) Fincan ve Tabağı (Devlet Porselen Fabrikası, Petrograd), 1921 Boyalı porselen Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 1268

Vasily Kandinsky (1866–1944) Fincan ve Tabağı (Devlet Porselen Fabrikası, Petrograd), 1923 Boyalı porselen Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 1269

Vasily Kandinsky (1866–1944) Fincan ve Tabağı (Devlet Porselen Fabrikası, Petrograd), 1923 Boyalı porselen Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 1269

Nikolai Bordukov Dekoratif tabak, 1930’lar Porselen, sırüstü baskı, sırüstü boya, yaldız Tüm-Rusya Dekoratif Sanatlar Müzesi ВМДПНИ КП-529/1

Nikolai Bordukov Dekoratif tabak, 1930’lar Porselen, sırüstü baskı, sırüstü boya, yaldız Tüm-Rusya Dekoratif Sanatlar Müzesi ВМДПНИ КП-529/1

Alexander Rodchenko (1891–1956) Beyaz Üstüne Konstrüksiyon (Robotlar), 1920 Kontrplak üstüne yağlıboya Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu 249.78-6

Gustav Klucis (1895–1938) Radyo Konuşması, Agit sehpası ve hoparlör, No 1 & 2, 1922 Kâğıt üstüne mürekkep Devlet Çağdaş Sanat Müzesi Costakis Koleksiyonu C671-377 (100.78 A, B)

Tiyatro Sahnesi Yüce Gönüllü Aldatılan Koca, 1922 Yönetmen: Vsevolod Meyerhold Sahne Tasarımı / Kostümler: Lyubov Popova

Seramik Fayans Tekstil Ahşap Lake Taş ve Metal

Satranç takımı, “Endüstri ve Tarım”

Satranç takımı 1930 başlarında, St. Petersburg ve Paris’te öğrenim gören Yelizaveta Tripolskaya’nın (1881-1958) yaptığı modele uygun olarak, Dmitrov Porselen Fabrikasında üretilmiştir. Tripolskaya, 1929-1933 arasında Moskova yakınlarındaki Dmitrov Porselen Fabrikası için bu takım dahil bir dizi eser yaratmıştır. Satranç taşları, endüstri ve tarım konularına dayanan biblolar şeklindedir:  elektrik türbini, çark ve dişli, su kulesi ve silo, çalışma grafikleri, ampul, kömür, kablo yığını vb.

Satranç takımındaki figürlerin konusu ve karmaşık kompozisyonu, bu takımın kısa bir süre (1930’un ilk yarısı) sınırlı sayıda üretildiğini gösterir. Takım, 1930’lar Sovyet plastik sanatlarının nadir bir örneğidir.

 

Bebek bardağı takımı, “Bebeğin İlk Bardakları”

Üzerindekileri korumaya ve taşımaya uygun, söğüt kabuğundan örülmüş tepsi üzerindeki on bardaktan oluşan bir takım. Bardaklar çocuk kreşlerinde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. 1930-1931’de, Yüksek Sanat ve Teknik Enstitüsünde üçüncü sınıf öğrencisi olan Alexei Sotnikov, bu takımın modelini ilkin pişmiş topraktan yapmış, takım daha sonra Dulyovskiy Porselen Fabrikasında üretilmişti. Öğretmeni Vladimir Tatlin’in talimatına uyan Sotnikov, doğada var olan biçimlere yönelmiş, malzemenin bütün olanaklarını incelemişti. Bu bardakları elde tutmak kolaydır; genelde kırılmazlar. Metalik kapağı kaldırıp indiren bir dili ve belli belirsiz görünen birer memesi olan bardaklar, biçim olarak anne memesini hatırlatır. Sütü memeden bebeğin ağzına boşaltmak kolaydır. Buradaki bardak takımı, 1978’de Moskova-Paris sergisi için özgün sanatçısının yaptığı bir rekonstrüksiyondur.

Alexei Sotnikov (1904-1989): Ünlü Sovyet biblocu, heykeltıraş, seramik sanatçısı. 1928’den 1930’a kadar Yüksek Sanat ve Teknik Enstitüsünde öğrenim gördü. Öğretmeni Vladimir Tatlin’le birlikte biçimde yeni bir konsepti hayata geçirdi: Malzemeden, daha geniş olarak da doğadan biçime ulaşmak. Uzun yıllar bu konsept sanatçının 1934’te girdiği Dulyovskiy Porselen Fabrikasındaki çalışmalarının temelini oluşturdu. Dekoratif ve kullanıma yönelik ürünler, hayvan bibloları ve heykelcikler yaptı.

Tabak, “Okuma Yazma Öğren, Daha Kolay Yaşa”

Gosizdat (Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Yayınevi) 1921’de Devlet Porselen Fabrikasına üstünde “orak, çekiç ve kitap” yazılı 150 kupa ve 250 tabak sipariş etti. Bu kupa ve tabaklar, Gosizdat çalışanlarının kongresine katılacak delegelere hediye verilecekti. Porselen fabrikası, en iyi sanatçıların eskizlerine göre bir dizi ürün hazırladı. Bu çalışmalar arasında Rudolf Vilde’nin tabakları öne çıkar. Kompozisyonlar, Sovyet devletinin amblemleri (işçilerin ve köylülerin iş aletleri olan orak ve çekiç) ve en kısa zamanda genel bir okuma yazma seviyesine ulaşılması yönündeki ajitatif sloganlarla tamamlanmıştır.1919’da Narkompros (Eğitim Halk Komiserliği) bünyesinde örgütlenen Gosizdat, 1920’lerde esas itibariyle ajitasyon amaçlı siyasi metinler ile Rus ve dünya edebiyatından klasik eserler yayınlamış, bir bölüğü SSCB halklarının anadillerinde olmak üzere ders kitaplarına özel bir ilgi göstermiştir.

Rudolf Vilde (Vilde von Vildeman) (1868-1937): Tasarımcı, uygulamalı dekoratif sanatlar sanatçısı. İç mimari tasarımları, ayrıca mobilya, kumaş, gümüş ve cam ürünleri için eskizler yaptı. 1905’te St. Petersburg’daki İmparatorluk Porselen Fabrikasına tasarımcı olarak girdi. Ertesi yıl, 1906’da İmparatorluk Porselen ve Cam Fabrikaları sanat ve boyama atölyelerinin başına getirildi. Cam ürünler ve porselen boyamacılığıyla ilgili eskizler yaptı. Ekim Devriminden sonra grafik atölyesini yönetti (1917-1935). Ajitasyon amaçlı porselen üretimi için onlarca eskiz çizdi. 1925’te Paris’teki ‘Uluslararası Dekoratif Sanatlar Sergisi’nde altın madalya aldı.

Anatoly Lunacharsky portreli tabak, “Okuma Yazma, Rusya’nın Mutluluğunun Garantisidir”

Anatoly Lunacharsky’nin bu popüler portresi kahverenginin tonlarında monokrom olarak hazırlanmıştır. Tasvirin renk skalası, portrenin bir gazete fotoğrafından alınarak hazırlandığına işaret eder. Eskizin çizeri ve süslemeleri yapan Alisa Golenkina, Devlet Porselen Fabrikasının porselen üzerine portre çalışmalarını gerçekleştiren ilk sanatçılardandır. Golenkina 1920’de bir gazete fotoğrafından yola çıkarak Lenin’in portresini de yapmıştır. Tabaktaki Lunacharsky portresi yanında yer alan sloganın seçimi tesadüfi değildir. 1919 sonunda ülkede bir kararnameyle okuma yazma seferberliği ilan edilmiş, 1920’de bu iş için bir Olağanüstü Komisyon kurulmuştu. Komisyon 1920’ler ve 1930’larda okuma yazma bilmeyenlerin veya az bilenlerin eğitimi işini yürüttü. Halk Komiseri Anatoly Lunacharsky, bu komisyonun başındaydı.

Alisa Golenkina (1892-1973): Uygulamalı dekoratif sanatlar sanatçısı, grafiker, porselen ressamı. 1919’da Devlet Porselen Fabrikasına girdi ve aralıklarla 1924’e kadar çalıştı. En önemli eserleri: “Kızıl Deha” tabağı, önde gelen siyaset ve sanat insanlarının (Vladimir Lenin, Anatoly Lunacharsky, Lev Tolstoy, Maksim Gorki) portrelerinin yer aldığı tabaklar.

Anatoly Lunacharsky (1875-1933): Sovyet devlet adamı, yazar, çevirmen, eleştirmen, sanat araştırmacısı. 1905-1907 devriminin ve 1917 Ekim devriminin aktif katılımcısı. Ekim 1917’den Eylül 1929’a kadar, RSFSC’nin ilk Eğitim Halk Komiseri. Lunacharsky devrimden sonraki ilk aylarda, tarihi ve kültürel mirasın korunmasını hararetle savundu, sosyalist kültürün oluşumu ve gelişmesine (özellikle Sovyet eğitim sistemi, yayıncılık, faaliyeti, tiyatro sanatı ve sinema alanında) büyük katkıda bulundu.

Bir çift tabak, “Moskova Üzerinde Zeplin ve Uçaklar”

Sovyet Rusya 1920’lerde, birçok Avrupa ülkesi gibi, zeplin yapımı denemeleri gerçekleştiriyordu. Farklı konstrüksiyonlar tasarlanıyor, deneme uçuşları yapılıyordu. Zeplinler, bilimsel ve ajitasyon amacıyla olduğu kadar yolcu taşımacılığında da kullanılıyordu. Bu tabaklarda 1932’de Moskova’daki gerçek bir olay tasvir edilmiştir: Şehirdeki bir kutlama sırasında, Kızıl Meydan üzerinde dört zeplin uçurulmuştu.

Nikolay Bordukov (1889-?): Porselen sanatçısı. Dmitrov Porselen Fabrikasına girmeden önce emaye işlerinde tecrübe edinmişti. 1930’larda çağdaş temalar üzerine birçok kompozisyon yaptı.

Kapaklı, detektörlü radyo alıcısı

Rusya’da radyo yayınları, 25 Ekim 1917’de, radyo yayını teçhizatıyla donatılmış Avrora kruvazöründen Vladimir Lenin’in tarihi “Rusya yurttaşlarına” mesajının okunmasıyla başlar. Bütün dünya bu mesajla geçici hükümetin devrildiğini ve Rusya’da iktidarın Sovyetlerin eline geçtiğini öğrenmişti.

Detektörlü radyo (veya kristal radyo), en basit radyo alıcısı tipidir. Bu radyoda sinyal güçlendirici parçalar bulunur ve elektrik besleme kaynağına ihtiyaç duymaksızın aldığı radyo sinyalini enerji kaynağı olarak kullanır. İyi bir alıcı için en azından yüksek bir anten ve topraklama gerekir. Detektörlü radyo, radyo istasyonlarının yayınlarını yakalamak için tasarlanmıştır ve ancak kulaklıkla dinlenebilir.

Detektörlü radyoların gövdesi muhtelif malzemeden hazırlanırdı. Burada, silindir kavanozu andıran bir fayans örnek görülüyor. Kapağında radyo skalası, ayar düğmesi ve terminal yuvası var.

Radyo alıcılarının gövdeleri, yazılar ve propaganda amaçlı imgelerle süslenirdi. Buradaki imge, radyo yayınının kapasitesini de gözler önüne serer: Yayın, tundralardan Afrika çöllerine, “Java’dan Yeni Dünya’ya” bütün yerküreyi kapsamaktadır.

Detektörlü radyo alıcısı gövdesi

Burada, Sovyet halkları temsilcilerinin imgeleri görülür. Hepsinin başlarında kulaklıklar vardır, radyo dinlerler. Kompozisyonda art arda eş ölçekli profiller yer alır; bu da kompozisyona özel bir ritim ve süreklilik duygusu kazandırır.

Detektörlü radyo alıcısı gövdesi

Radyo alıcısının gövdesi, ajitasyon amaçlı iki resimle süslenmiştir. Bir tarafında el sıkışan bir işçi ve bir köylü vardır. İkisi, Sovyet ülkesinin sahiplerini temsil ederler: işçi sınıfı ve kolhoz köylülüğü. Bu imgenin altında “S.S.S.R.” yazısı görülür. Gövdenin diğer yüzünde kulaklıkla radyo dinleyen bir kadın ve önündeki masanın üzerinde bir alfabe görülür.

Bu konular, genç Sovyet devletinin en önemli görevlerinden biri olan okuma yazma seferberliğinin tüm hızıyla sürdüğü 1920’lerde yaygınlık kazanır. Bolşevikler iktidarı aldıklarında ülke nüfusunun üçte ikisi okuma yazma bilmiyordu. Hükümet 1919 sonunda  yayınladığı kararnameyle birinci derecede önem taşıyan siyasi görevini duyurmuştu: 8-50 yaş arasındaki herkese, ilk sırada da sınai işletmelerin ve kolhozların işçilerine, anadillerinde veya Rusça okuma yazmayı öğretmek. Kararnameye göre her yerleşimde okuma, yazma ve aritmetiği kapsayan okuma-yazma okulları kurulacaktı.

Bu eğitim programına radyolar yardımcı oldu. 1928’de radyoda İşçi-Köylü Üniversitesi kuruldu. Ülkede okuma yazma bilmeyen hiç kimse kalmamasını amaçlayan bu özgün kuruluşun birkaç da fakültesi vardı: genel eğitim fakültesi, din-karşıtı fakültesi, kooperatif fakültesi, pedagoji fakültesi, ziraat fakültesi. 1929’da başka bir dizi radyo üniversitesi de kuruldu: İşçi, Köylü, Komünist, Komsomol üniversiteleri. Bu yeni uygulama, eğitim sürecini son derece kolaylaştırdı; zira bununla birlikte radyo yayınları da her yere (her sokağa, her köye, giderek de her eve) yayılıyordu.

 

Kadın spor takım ve sporcu kadın tulumu

Yeni dünya ve yeni halkın özellikle giysilerde yeni bir yaklaşıma ihtiyacı vardı. Konstrüktivist sanatçılar -Varvara Stepanova, eşi Aleksander Rodchenko, arkadaşları Lyubov Popova - prozodejda yani iş ve spor kıyafetleri dahil yeni tip giysiler yaratmayı akıllarına koymuşlardı. Sovyet iktidarı açısından spor, yeni Sovyet halkının yaşamında önemli bir yel işgal etmeli, iş yaşamını dengelemeliydi. Geleceğin ideal yaşam modeliydi bu. Kadın tulumu ile kadın spor takımını Varvara Stepanova 1924’te tasarlamış, modeller 1984’te ünlü Sovyet moda tasarımcısı Elena Khudyakova tarafından yeniden yapılmıştı.

Varvara Fedorovna Stepanova (1894 – 1958): Varvara Stepanova, Konstrüktivizmin parlak bir temsilcisidir. Eski modayı reddeden ve yeni cesur modeller üreten Stepanova, Moskova’da “Beşinci Devlet Sergisi: Empresyonizmden Nesnel Olmayan Sanata” (1918-1919) ve “Onuncu Devlet Sergisi: Nesnel Olmayan Yapıttan Suprematizme” (1919) sergilerine katıldı. Moskova’da Kandinski, Rodchenko ve Nikolay Sinezubov’la birlikte “Dörtlü Sergi”de (1920), “5 x 5 = 25”te (1921) ve Berlin’de Galerie van Diemen’de düzenlenen “Birinci Rus Sanatı Sergisi”nde yer aldı (1922). 1917-1919 arasında “akıl ötesi” (zaum) şiirler yazdı. Ayrıca soyut kolajlar ve kaligrafi kitapları hazırladı. 1918’de IZO NARKOMPROS’a katıldı, 1920-1923’de aktif olarak INKhUK’ta çalıştı. 1922’de Vsevolod Meyerhold tarafından sahnelenen Alexander Sukhovo-Kobylin’in Tarelkin’in Ölümü oyunu için kostüm ve sahne tasarımı yaptı, çeşitli mekanik, robot benzeri figürler gerçekleştirdi. 1924’te Vitalii Zhemchuzhyi’nin Kitap Akşamı için sahne tasarımı yaptı. 1923-1924’te Moskova’da Birinci Devlet Tekstil Fabrikası için Popova’yla birlikte dokuma tasarımları yaptı. 1923’ten 1928’e kadar Osip Brik ve Vladimir Mayakovski’nin editörlüğündeki LEF and Novyi LEF dergileriyle yakından ilgilendi. Rodchenko, Popova ve Tatlin’le birlikte Produktivistler içinde yer aldı. 1924-1925’te VKhUTEMAS’ın Tekstil Bölümü’nde ders verdi. 1925 Paris “Uluslararası Modern Dekoratif Sanatlar ve Endüstri Sanatları Sergisi”ne katıldı. 1920’lerin ortasından sonra grafik tasarım, tipografi, afiş tasarımı ve sinematografi üzerine odaklandı. 1930’larda USSR im Bau (SSSR na stroike) gibi bazı dergilerde çalıştı, 1930’ların sonunda yeniden resim yapmaya başladı.

Dantelde Yeni Temalar

1917 Devrimi’nden sonra Rusya’da dantelcilik dahil her tür el sanatı farklılaştı. Zanaatkârlar yeni konularda ürün vermeye, böylece Sovyet ülkesinde yeni yaşam biçimini gözler önüne sermeye başladılar. Dantellerde Sovyet gücünün ve teknolojik gelişmelerin sembolleri gibi yeni motifler ortaya çıktı. Ama konular değişse de, büyük ustalık eseri olan Rus dantellerinin  rafine niteliği, narin görünümü asla değişmiyordu. Dünyaca ünlü Rus ara bezemeli dantelleri, örtü kenarları, peçeteler, mendiller hem Rusya’da hem de başka ülkelerde büyük talep görüyordu.

Dantel masa örtüsü ve “Uçaklar ve Yıldızlar” temalı dantel, Rusya’nın en eski ve en ünlü dantelcilik merkezi olan Vologda’da, “Önce ve Şimdi” adlı pano ise 900 km uzaklıkta bir başka dantelcilik merkezinde, güney Rusya’daki Yelets’te yapılmıştır.

Kumaş Desenleri ve Kostüm Tasarımları

Natalia Kiselava (1906-1961) Tekstil tasarımcısı, spor ve iş kıyafetleri modacısı Natalia Kiseleva, Samaralı bir köylü ailesinin kızıydı; 1923’te, 17 yaşındayken Moskova’ya öğrenim görmeye geldi. Çok yetenekliydi. Üç üniversite diploması aldı: İlkin pedagoji enstitüsünden mezun oldu, sonra sanat enstitüsünden, son olarak da SSCB’nin önde gelen tasarım yüksek okullarından Moskova tekstil enstitüsünden. Sıra dışı avangard ressam ve tekstil tasarımcıları olan Alexandra Exter ve Ludmila Mayakovskaya ile çalıştı. Her iki profesör Kiseleva’nın sanatını çok etkiledi.

Kiseleva kariyerinin başlarında Suprematizm ve Kübizmden etkilenerek “Kızıl Gül” için bir dizi desen eskizi yaptı. Bu eskizler, geometrik çizimleri sıra dışı renk düzenleriyle, rafine monokromu ve yerel renklerin özgün kompozisyonlarıyla öne çıkar.

1920’lerin sonu, 1930’ların başında Kiseleva yeni hayatın özelliklerini, sporu, sanayileşmeyi, havacılığı, elektrifikasyonu, turizmi, radyoyu yansıtan tekstil desenleri üretti. Dokumalarda Sovyet başarılarının stilize simgeleri kullanılıyor, eskizler tartışılması için sergilerde gösteriliyor, böylece avangart düşünce geniş kitlelere yayılıyor, ülkede yeni bir estetik oluşuyordu.

Bu sergide Kiseleva’nın “Kürekçiler” ve “Havacılık” temalı kumaş deseni eskizler yer almaktadır. “Havacılık” temalı eskiz bir uçağın farklı renklerle—kırmızı, mavi ve kahverengi—tekrarlanmasına dayanır. Yerel zıt renklerle boyanmış, genel çizgilerle verilmiş siluetlerin berrak ritmi zamanın duygusal gerilimini mükemmel biçimde betimler ve (o dönemin sanat eleştirmenlerinin sözleriyle) “neşeli, sağlam, coşkulu bir kompozisyon” yaratır.

Kiseleva yetenekli bir spor kıyafet tasarımcısı olarak da ün salmıştı. Kayak, yürüyüş, su sporları kıyafeti modelleri yaratıyordu. Moskova’da, Sovyet devletinin kalbinde düzenlenen sporcu geçit törenleri için kıyafet tasarlamakla görevlendirilmişti. Aynı zamanda ünlü bir hazır giyim tasarımcısıydı. İşçi tulumları için yaptığı eskizler hazır giyimin parlak örnekleridir. Kiseleva’nın belirgin geometrik formlar ve çizgilerden oluşan, çoğunlukla asimetriye dayanan modelleri Avrupa moda eğilimleriyle uyum içindeydi. Desenleri ahenk ile sadeliği, güzellik ve işlevselliği bir araya getiriyordu.

Dekoratif Pano: “Tverskoy Bulvarı”

Vladimir Golitchin (1902-1943), Rusya’nın en bilinen prens soylarından birinin temsilcisi, dekoratif-uygulamalı sanatların seçkin bir sanatçısı, illüstratör, grafik sanatçısı, keza kutup kâşifi ve mucitti. Seyahatlerinden arta kalan zamanlarında ressam Pyotr Konchalovsky’nin Moskova’daki atölyesinde çalışıyor, ВХУТЕМАС’ı (Yüksek Sanatsal Teknik Atölyeleri) ziyaret ediyordu. Golitchin bu yıllarda Moskova’daki El Sanatları Müzesi ile verimli bir işbirliği içindeydi, ahşap boyama siparişlerini tamamlıyordu. Bunlar, ajitatif konulu parlak ve zekice konularıyla, kendilerine has sanatsal biçimleriyle ve geleneksel Mezen boyama tarzlarıyla dikkat çekerler. Golitchin bu çalışmalarda, sadece birkaç fırça darbesiyle kahramanlarının karakterlerini aktarabilen yetenekli bir minyatürcü olduğunu göstermiştir.

Golitchin’in çalışmaları çok sayıda ödül de kazanmıştır; örneğin 1925’te Paris’te yapılan Uluslararası Çağdaş Dekoratif ve Sınai Sanatlar Sergisi’nde altın madalya almıştır.

Kutu, “Kuzeyde Likbez”

Fedoskino’nun önde gelen sanatçılarından olan Ivan Semyonov’un bu çalışması, kuzey Rusya’nın küçük toplulukları arasında okuma yazma seferberliğiyle ilgili. Minyatürde, Rusya’nın yerli kuzey halkı olan ve Kuzey Buz Denizi’nin Avrasya kıyılarında yaşayan Nenetsler temsil ediliyor. Çember halinde toplanmış olan Nenetsler, okurun esin verici konuşmasını büyük bir ilgiyle dinliyorlar. Masada, 1917 Ekim Devrimi’nin başlıca örgütleyicisi ve yöneticisi Vladimir Lenin’in büstü de göze çarpıyor.

Likbez

Likbez, Sovyet Rusya’nın okuma yazması olmayan yetişkin ve genç nüfusa yönelik kitlesel bir okuma yazma öğrenimi programıydı. 1917 devrimine kadar Rusya İmparatorluğu’nda okuma yazma oranı olağanüstü düşüktü. 1919’da bütün nüfusun, Rusça veya anadilinde okuma yazma öğrenmesi şart koşuldu. Öğretim özel tesislerde birkaç ay sürüyordu. Bunlar, okuma yazmadan başka temel aritmetik öğretilen, ayrıca Sovyet devletinin inşasıyla ilgili temel sorunların açıklandığı (böylelikle ideolojik propaganda yapılan) okullardı.

1930’da bütün çocuklar için temel öğretim zorunlu oldu. Bu özgün ve son derece geniş sosyal ve eğitim programının hayata geçmesi büyük başarıyla sonuçlandı: 1936’ya gelindiğinde yaklaşık 40 milyon kişiye okuma yazma öğretilmiş, 16-50 yaş arasındaki okuma yazma oranı yüzde 90’a yaklaşmış, kültür ve bilimin gelişmesinin amaçlandığı ilk ve örgün eğitim sistemi kurulmuştu.


Kutu, "Sınai Peyzaj" ve "İşletme"

1917 devriminden ve 1917-1922 iç savaş yıllarından sonra Rusya ağır bir iktisadi ve sosyal-siyasi kriz içine girmişti. Ülkeyi istikrara kavuşturmak, kısa sürede büyük sanayi kurarak üretimi artırmak, ekonominin dünyanın büyük güçlerinden geri kalmışlığını ortadan kaldırmak gerekiyordu. Gelişkin bir sanayi kurma sürecinde Kızıl Ordu da çağdaş silahlarla ve savaş teknikleriyle donatılacak, böylece ülkenin savunma kapasitesi güçlenecekti. 1925’te hükümet sanayileşme hamlesine girişti: 15 yıl içinde 9.000’den fazla işletme kuruldu ve Sovyetler Birliği, dünyanın en gelişmiş ve önde gelen devletlerinin yüz yılda aştığı yolu bu sürede aştı. Havacılık ve savunma, enerji, demir-çelik ve otomobil sanayii sıfırdan kuruldu. SSCB 1940’ta genel sınai üretim çıktısı itibariyle Avrupa’daki en büyük, dünyada da ABD’den sonra ikinci ülke durumundaydı.

Sanayileşme, mimari uygulamalarda da yansımasını buldu. 1920’lerde “Sovyet Konstrüktivizmi” ortaya çıktı. Sanayi ürünlerinde olduğu gibi, mimari alanında da fabrikalar, atölyeler, hidroelektrik santralleri ve kamu binalarına yeni biçimler ve tarzlar uygulandı. Bunlar, geometrik figürleri (paralelkenarlar, küpler, farklı ölçü ve biçimlerde pencereler) hatırlatan farklı konstrüksiyonların bir toplamıydı.

Kutuların üzerindeki sınai peyzajlar, doğanın güzelliğini değil, tamamen yeni ve şaşırtıcı yapıları yansıtıyor: Ülkenin mutluluğu için çalışan, dumanı tüten bacalarıyla fabrikalar. Fabrikaların ağır işle geçen çalışma günleri, aydınlık bir gelecek inşası için fedakârca çalışan sıradan insanlarla şenleniyor. Kutuların üzerine altın yaldızlı fona siyah bir silüet halinde çizilen kompozisyonlarda, Konstrüktivizme has minimalist tarzda, güçlü form ve çizgiler vurgulanıyor.

 

Biblo, Budyonovkalı Oğlan

Bu Sovyet ilkokul öğrencisi imgesi de, çağını belgelemektedir. Çocuğun giydiği kışlık kıyafet, çizmelerin içine sokulmuş kalın pantolon, parmaksız eldiven, kısa kürk ve yelken bezinden yapılmış budyonovka hemen dikkat çeker. Profesyonel sanatçıların Kızıl Ordu’nun resmi başlığı olarak hazırladığı budyonovka kısa zamanda çok popüler olmuş, Sovyetler Birliği halkının alışkanlıkları arasına girmişti.

Biblonun gerçekçiliği, detaylarındaki ince işçiliğin yanı sıra keskin yatay ve dikey vurgulara sahip yalın ve kübik kaideyle belirginleşir.

Tepsi, “İşçi Sendikası Komünizmin Okuludur”

Tepsinin süslemesi koyu ve açık renkli öğelerin kontrastı üzerine kurulmuştur. Altın sarısı buğday başaklarının (bereket sembolü) ve beş köşeli bir yıldız ile orak çekiç (devlet sembolleri) kompozisyonlarının çevrelediği alanda SSCB’nin kuruluşunun yedinci yıldönümü kutlamaları betimlenmiştir.Süslemenin ortasındaki alanda, devrimden sonra Moskova sendikaları sovyetinin yerleştirildiği Birlik Binası resmi yer alır. Binanın ön cephesine “Sendikalar: Komünizm Okulları,” “SSCB VII yaşında” gibi pankartlar asılmıştır. Binanın önünde toplanan halk ise bayram kutlamalarına ve havai fişeklere bakmaktadır.

Tepsi, “Köylü ve İşçi”

Tepsinin süslemesinde tasvir ve ikona sanatının açık etkileri gözlenir. Bunlar, Rus avangardının en önemli unsurlarıdır. Süslemenin konusu, ezilen sınıfların (işçi ve mujik) ezenlerle (mülk sahibi) mücadelesi hakkındaki siyasi bir tezin illüstrasyonudur. Bu, kompozisyonu şehirli işçi ve köylü şeklinde iki eşit parçaya bölen pankartın yazısında yansıtılmaktadır. Resmin merkezinde köylü ve işçinin el sıkışması, onların birliğini ve birlikte mücadelesini simgeler.

Konferans Serisi

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, Sabancı Holding’in katkılarıyla 18 Ekim 2018’de ziyarete açılan ve 1 Nisan 2019’a kadar devam edecek olan “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisi etkinlikleri kapsamında konferans serisine ev sahipliği yapıyor. 15 günde bir Çarşamba akşamları düzenlenecek konferanslarda, Rus Avangardı kapsamlı bir çerçevede ele alınacak. Rus Avangardı’nın mimari, sanat, tiyatro, edebiyat ve tasarım gibi farklı alanlardaki üretiminin inceleneceği etkinlikte, aynı zamanda bu sanat akımının tarihsel gelişimi de aktarılacak.

Konferanslara katılım ücretsizdir.

Konferans programları hakkında bilgi almak için aylık SSM bültenine kayıt yaptırabilirsiniz.

Program

5 Aralık Çarşamba, 19:00-20:00

Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan, “Rusya’da 1917 Ekim Devrimi ve Hafıza Mekânları”

YouTube linki için tıklayınız

 

19 Aralık Çarşamba, 19:00-20:00

Prof. Dr. Uğur Tanyeli, “Mimarlıkta Devrim-Devrimde Mimarlık: Rusya"

YouTube linki için tıklayınız

 

9 Ocak Çarşamba, 19:00-20:00

Beral Madra, “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?”*

*Linda Nochlin (1931-2017) anısına

YouTube linki için tıklayınız

 

6 Şubat Çarşamba, 19:00-20:00

Prof. Dr. Dikmen Gürün, "Rus Avant-Garde Tiyatrosu: Devrim ve Sonrası"

Youtube linki için tıklayınız